Uçaklarda maliyeti yüzde 20 azaltacak: Sıra o testlere geldi

Img

Havacılık sektöründe yeni kanat denemelerinin geçtiğimiz aylarda test aşamasını başarılı şekilde tamamlamasının ardından bir yenilik duyurusu da motorlardan geldi. Alıştığımız kapalı fanlı motorlar tarihe karışabilir. Yen geliştirilen sistem aslında geçmiş yıllarda da denenmişti ancak başarılı bir proje olarak görülmemiş ve rafa kaldırılmıştı. Şimdi ise geçmişteki en büyük eksikler giderilerek proje yeniden hayata geçiriliyor.

AÇIK FANLI UÇAK MOTORU GERÇEK OLUYOR

Havacılık sektöründe karbon ayak izini azaltacak ve uçuş maliyetlerini kökten değiştirecek tarihi bir eşik aşılıyor. GE Aerospace ve Safran Aircraft Engines ortaklığı olan CFM International, geleceğin gökyüzünü şekillendirecek yeni nesil motor programı RISE (Revolutionary Innovation for Sustainable Engines) için kritik bir virajı döndüğünü duyurdu. Konsept tasarımları ve laboratuvar testleri başarıyla tamamlanan “Open Fan” (Açık Fan) mimarili motor, artık tam boyutlu bileşenleriyle gerçek çalışma koşullarında test edilmeye hazır.

ALIŞILMIŞIN DIŞINDA BİR TASARIMA SAHİP

İlk kez 2021 yılında dünyaya duyurulan RISE programının en dikkat çekici yanı, motorun dış kısmında görmeye alışık olduğumuz o devasa koruyucu muhafazanın (kılıfın) bulunmaması. Open Fan adı verilen bu tasarım, motor kanatlarının tamamen açıkta dönmesini sağlıyor.

Peki bu havacılığa ne kazandırıyor?

Sıfır Gereksiz Ağırlık: Dış kılıfın kalkması, motorun tonlarca ağırlıktan kurtulmasını sağlıyor.

Daha Büyük Kanatlar, Daha Düşük Hız: Hafifleyen motor sayesinde çok daha büyük fan kanatları kullanılabiliyor. Bu devasa kanatlar, daha fazla havayı daha düşük bir hızla iterek muazzam bir verimlilik yaratıyor.

%20 Yakıt ve Emisyon Tasarrufu: Bu aerodinamik devrim, günümüz modern yolcu uçaklarına kıyasla yakıt tüketimini ve karbon emisyonunu tam %20 oranında aşağı çekiyor.

ZORLU SINAVLAR BİR BİR BAŞLIYOR

Mühendisler bugüne kadar motorun kalbini oluşturan yüksek hızlı alçak basınç türbinini (LPT) 1.000 saatin üzerinde test ederek rüştünü ispatladı. Şimdi ise sıra en zorlu aşamada. Fransa’nın Villaroche kentindeki yeni 8 metrelik devasa test merkezinde vites yükseltiliyor. 2.000’den fazla uzmanın görev aldığı projede tam ölçekli prototipler; kuş çarpması, aşırı buzlanma, çöl tozu ve yabancı madde emilimi gibi gökyüzünün en tehlikeli senaryolarına tabi tutulacak. Amaç, uluslararası havacılık sertifikalarını eksiksiz almak.

CFM International, bu teknolojinin yarın hemen ticari uçuşlara başlamayacağının altını çiziyor. Hedef, 2030’lu yılların ortalarında gökyüzüyle buluşacak yeni nesil dar gövdeli (tek koridorlu) yolcu uçaklarının ana motor standardı olmak.

GÖKYÜZÜNDE SES KİRLİLİĞİ YAPACAK MI?

Açık fan mimarisi havacılık dünyasında yeni bir fikir değil; 1980’lerde de denenmiş ancak o dönemin teknolojisiyleaşırı yüksek ses seviyesi nedeniyle rafa kaldırılmıştı. CFM International’ın günümüzdeki en büyük teknolojik başarısı tam olarak burada yatıyor.

Yeni RISE motorunda, ana fan kanatlarının arkasında dönmeyen ancak yönü ayarlanabilen statik (sabit) kanatlar yer alıyor. Akustik mühendisliği ve gelişmiş simülasyonlar sayesinde hava akımı öyle bir optimize edildi ki, motorun geleneksel motorlardan bile daha sessiz çalışması ve en katı gürültü standartlarını (Chapter 14) rahatlıkla karşılaması sağlandı. Ayrıca motor, %100 Sürdürülebilir Havacılık Yakıtı (SAF) ve hidrojen yakma yeteneğiyle de tam uyumlu olacak şekilde geliştiriliyor.

yok

Author: Fatma Koç