“BUNLAR FİRAVUN AMA HER FİRAVUNUN’DA BİR MUSASI VARDIR!”

Devletin Malı Sahipsiz Değildir

Aşağıdaki satırları kimlere söylediğimi şimdi yazıyorum.
Bu yazı bir uyarıdır.

Devletin malını kendi cebi gibi görenlere… Vergiyi savurganlıkla harcayanlara… Kapalı kapılar ardında iş çevirenler… Kamu kaynağını yanlış kişilere aktaranlara…

Bu şehir, sizi gözlemliyor ve Temizeller benzeri yerlerde sizi görebiliyor.

Gürültüyü güç zanneden fakat hukuktan korkan zihniyeti anlatan güzel bir Anadolu atasözü var aklımda, “İte sormuşlar neden havlıyorsun diye, it demiş ki kurdu korkutuyorum, fakat demişler neden kuyruğun çok sallanıyor kurttan korkuyorum demiş “

“Tüyü bitmemiş yetim” lafını kullanan ve bütçeyi kötüye kullananlara karşı duruyoruz. Onların hakları sadece bir Excel tablosunda kaybolan bir satır değil, toplumun emeğidir.

Kibirlenerek devleti yönetenlere… Usulsüz talimatlar verenlere… Kurumsal düzeni kendi çıkarlarına göre şekillendirenler içindeki güveni zedeleyen aktörlerdir.

Devlet kurumlarını yönetmek ciddiyet ister, omurgalı bir lider ister, karakterli bir yönetici ister.

İhale sistemini geçersiz kılanlara… Kamunun zararını umursamayanlara… Denetim gelmeyeceğini düşünenlere karşı duruyoruz. Denetim sadece tespitçiyle değil, gazeteciyle, belgeyle, vicdanla da gelir.

Devletin bütçesi kişisel ilişkilere göre dağıtılan bir ganimet değil, milletin alın teridir.

İftirayı yönetim aracı haline getirenler, idari bir zaaf ve ahlaki bir sorunun ötesindedir.

Vefa bilmeyenler, insanlık değerlerini unutmuşlardır. Devlete saygı ve hukuka riayet, vatan sevgisinin bir göstergesidir. İhanet vicdanda başlar ve vicdanı olmayanın sadakati ve bağlılığı sadece boş laflardır.

İzmir, hak ihlaline sessiz kalmayan bir şehirdir. Koltuğunuz kalıcı değil, attığınız hukuksuz adımların izleri kalıcıdır.

Devletin hakkını yiyenlere, milletin hukukunu hiçe sayanlara bu yazı bir ihtardır. Unutmayın, devletin gücü sınırsız değil, milletin sabrı ise sonsuz değildir.

Sizi Kalbinizin Sahibine Emanet Ediyorum… kalın sağlıcakla